Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde (ÇOMÜ) öğrenim gören anne Hülya Avcı ve ile kızı Sara Avcı'nın eğitim aşkı görenleri imrendiriyor.

Çanakkale'de yaşayan 43 yaşındaki Hülya Avcı ile kızı 23 yaşındaki Sara Avcı aynı üniversitede öğrenim görüyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sanat Tarihi 3'üncü sınıf öğrencisi Hülya Avcı ve kızı Bilgisayar Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi Sara Avcı'nın eğitim aşkı görenleri imrendiriyor. 24 yıllık evli Hülya Avcı ilk olarak liseyi açık öğretimden bitirdi. Ardından Avcı kızının azmettirmesiyle üniversite sınavına girerek kazandı. Üniversite öğrenimi başarılı bir şekilde sürdüren iki çocuk annesi Hülya Avcı bir yandan da ev işlerine devam ediyor. Vize ve final zamanlarında derslerine yoğunlaşan Hülya Avcı'nın yardımına ise bu dönemde eşi yetişiyor ve yemek ve ev temizliğinde kendisine destek oluyor.

'Birbirimizi tamamlıyoruz'

24 yıllık evli ve iki çocuğu olduğunu belirten Hülya Avcı, "Kızım Sara üniversiteye, oğlum 7'nci sınıfa gidiyor. Çalışmıyorum, ev hanımıyım. Üniversiteye girme fikri, aslında azmettiricim kızım. Onun ısrarı üzerine oldu. Bir baktım üniversitedeyim. Biraz coşku vermek gerekiyormuş herhalde. Okuduğum bölüme ilgim vardı. Emekli olan bir arkadaş bu bölümü bitirmişti, 'yapacaksan eğer mutlaka o bölüme gitmelisin' demişti. Oradan aklımda kaldı benim. 5 yıl önce falandı. O sebep oldu işte bunların hepsi. Kızımla aynı üniversiteyi paylaşmak çok güzel, hoş. Hoşta tepkiler, çok da güzel tepkiler alıyoruz aslında. İlk zamanda aslında kızımla olur mu, olmaz mı? Çünkü gençler annesiyle birlikte aynı üniversitede biraz huzursuz olabilirler. Hani velileriyle birlikte aynı ortamda olmaktan, nasıl hisseder, neler yapar diye endişelendik önce ama sonra baktık çok iyi anlaşıyoruz, çok iyi oluyor birbirimizi tamamlıyoruz. Ödevler olsun, dersler, konular olsun. Çok iyi gidiyor şimdilik" dedi.

'Evde vize ve final haftaları çok zor geçiyor'

Kızının kendisine daha çok destek olduğunu belirten Hülya Avcı, "Eşimle diğer çocuğumda bana çok destek oldu. Onlarda destekliyorlar. Sorun çıkartmıyorlar. Ev hanımlığı ve üniversite okumak ikisi bir arada çok zor oluyor. Hem dersler hem okul eve gidince sorumluluklarınız var ikisi birlikte baya bir yükümlülük oluyor. Bu baya bir ağır geliyor insana ama alışıyor insan. Birinci yılın sonunda bırakmayı düşündüm. Ama ailem olsun buradaki arkadaş çevrem olsun destek oldular. 'Devam etmeliyiz' dediler. Devam ettik alıştık. Şimdide bırakamıyoruz, bırakmayacağız. Üniversite okumak isteyen ev hanımlarına tavsiyem, böyle bir hedefleri böyle bir istekleri varsa, güzel bir şey bence deneyebilirler. Evde vize ve final haftaları çok zor geçiyor, çok yoğun geçiyor. Evdeki her şey alt üst olabiliyor. Ev işleri, yemek olsun. Yani normal yaşam baya bir alt üst oluyor. 15 gün duruyor her şey. Babamız sağ olsun o zaman yardıma koşuyor. Yemek işleri veya bir takım temizlik işleri, toparlama işleri. Bölümümü bitirdikten sonra üniversiteye devam etmeyi düşünüyorum ama dördüncü yılın sonunda ki duruma bakacağız. Devam edebilirim. Çalışmayı çok düşünmüyorum. Üniversite de yeni bir bölüm olabilir. Benim hayalim zaten bir sanat tarihi bir sosyoloji. İkisiyle ilgili bu konulara çok hevesliydim. Sanat tarihi ilkti zaten. Bunu hallettik arkasından da sosyoloji olabilir diye düşünüyorum. Çok kararlı olmak gerekiyor. Başarmak için istemek gerekiyor. Kızım zaten bu konuda gayet iyidir, hırslıdır yapar. 'Anne yapman gerekenler, şunlar' diye benim önüme bir liste koydu. Aynen harfiyen uydum" diye konuştu.

'Annemle birlikte aynı üniversitede olmak güzel bir duygu'

Bilgisayar mühendisliği bölümünde okuduğunu belirten Sara Avcı ise "Şuan da üçüncü sınıf öğrencisiyim. Anneme fikri ilk ben sunmuştum. Lisedeydim o sırada daha. Annem de o sırada liseye başlayacaktı. Anneme 'açık öğretim de okuma imkanın var. Bunu neden yapmıyorsun, beraber okuruz' dedim. Destek olmak açısından fikir öne sürdüm. İlk önce açık öğretime yazılarak liseyi bitirdi. Sonra sınavlara hazırlandı ve üniversiteyi kazandı. Anneme elimden geldiğince destek oldum. Özellikle üniversiteyi bırakmayı düşündüğü zamanlarda, bırakmaması gerektiğini söyledim. Buraya kadar gelmişken yarı yolda bırakmamalıydı. İlk sene gerçekten bırakmayı düşündü. Ev kadını için gerçekten zor. Ev kadınları, evde sürekli ayarlaması gereken şeyler var. Ama bir ev kadını olup da gelip de okulda örgün eğitimde ders görmek zor bir iş. Annemin sabahtan akşama okulda kaldığı günler oluyor. İlk yıl onun için gerçekten zor oldu. Başlamışken bırakmamasını söyledim. Yapabileceğini alışacağını söyledim. Annemle birlikte aynı üniversitede olmak güzel bir duygu. Birincisi daha anlayışlı olmasını sağlıyor. Benim derslerimle alakalı veya finallerimle vizelerimle alakalı stresimi başaramadığım zaman düşük not aldığım zaman hissettiğim psikolojiyi daha iyi anlıyor. O açıdan ben memnunum" şeklinde konuştu.

'Çocukları olmasına rağmen eğitime önem verip, eğitimine devam etmek isteyen bir anne'

Hülya Avcı'nın derslerine giren Öğretim Görevlisi Öznur Benderlioğlu Doğangün, "Ben çok mutluyum. Özellikle kadınların okuması, eğitim alması gerektiğine inanıyorum. Bizler için Hülya Hanım da çok örnek bir rol model. Kendi çocukları olmasına rağmen eğitime önem verip, eğitimine devam etmek isteyen bir anne. Onunla aynı sınıf ortamını paylaşmaktan, kendi sıra arkadaşlarına rol model olmasından ben de onur duyuyorum. Çünkü Türkiye'nin eğitimli kadınlara dolayısıyla aydınlık bir geleceğe ihtiyacı var. Anne ve kızının aynı üniversitede okuması çok karşılaşılan bir durum değil. Zaman zaman üniversitemizde çok nadiren bir iki örneğini yaşadık. Ben 22 yıldır Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesindeyim. Öğrendiğimde çok mutlu oldum. Hülya'nın hemen kızını tanımak istedim. Böylesine başarılı bir anneye sahip olduğu için gurur duyuyorum ben eminim o da gurur duyuyordur. Duygularımızı paylaşmak istedik, tanıştık hemen" dedi. - ÇANAKKALE